Çeviri Dersleri-10: Modals & Modal Cümleleri-3

Bu ders ile birlikte modals ünitesini bitiriyoruz. Modals cümlelerinin genel özelliklerini bilmek çeviri açısından son derece önemlidir. Bu bakımdan, bu ders ile birlikte modals konusunu anlattığımız ilk dersimizi ve ikinci dersimizi kalıcı bir şekilde öğrenmeniz çeviri teknikleri açısından sizlere önemli faydalar sağlayacaktır.

İngilizcede Modals ve Modal Cümleleri

İngilizcede Modallar yardımcı fiil olarak kullanılırlar ve bulundukları cümlelere olasılık, zorunluluk, tavsiye, bir konu hakkında tahminde bulunma ya da sonuç çıkartma gibi anlamlar kazandırırlar.

Burada modaların tek tek neler olduklarına değinmek yerine cümleye kattıkları anlamlara göre gruplandırılarak izah edilmesi çeviri açısından daha uygun olacaktır.

Zorunluluk ve Gereklilik Bildiren Cümlelerin Çevirisi

Olumlu Cümleler Açısından

İngilizcede bir zorunluluktan bahsedileceği zaman “Must” ve “Have to” dan yararlanılır.

Zorunluluktan ziyade gereklilikten bahsedileceği zaman “Need” kullanmak daha uygun olur.

“Must” kullanılan cümlelerde ortaya çıkan mecburiyet hali daha çok cümleyi kuran kişinin kendi iradesiyle ortaya koyduğu bir zorunluluk halidir.

Eğer cümle “Have to” ile kurulmuşsa buradan anlaşılan zorunluluk durumunun daha çok kendisi dışında başka bir kaynaktan geldiğidir.

Aşağıdaki tabloyu inceleyelim.

İNGİLİZCE TÜRKÇE
I must fix the roof Çatıyı onarmalıyım
We have to wear a white shirt Beyaz bir gömlek giymek zorundayız
I need to wear my pyjamas Pijamalarımı giymem gerek

İlk örnekte, çatının aktığını görüyorum, eğer onarmazsam sular evin içine girecek ve o yüzden çatıyı onarmak için bir zorunluluk hissediyorum gibi bir durum söz konusudur.

İkinci örnekte, okul ya da çalıştığımız iş yeri tarafından getirilen bir zorunluluk ifade edilmektedir.

Üçüncü örnekte ise, giysem iyi olur çünkü kendimi daha rahat hissedeceğim anlamı vardır.

 

Eğer geçmiş zamanda ortaya çıkmış bulunan bir mecburiyet vurgulanmak isteniyorsa sadece “Had to” kullanılır.

Dolayısıyla “Must” ya da “Have to” nun geçmiş zaman hali “Had to” dur. Örneklere göz atalım:

İNGİLİZCE TÜRKÇE
I had to fix the roof Çatıyı onarmak zorunda kaldım
We had to wear a white shirt Beyaz bir gömlek giymek zorundaydık

Gelecek zamanda meydana gelecek zorunluluk durumlarının anlatılmasında aşağıdaki örnekte görüldüğü gibi “Will have to” kullanılır.

İNGİLİZCE TÜRKÇE
I will have to fix the roof Çatıyı onarmak zorunda kalacağım

Olumsuz Cümleler Açısından

Olumsuz cümlelerde belirtilecek zorunluluklar için sadece “Mustn’t” kullanılır.

Olumsuz cümlelerde “Have to” ve “Need” kullanıldığında ortaya zorunluluk anlamı değil, bir işin yapılmasına gerek olmadığı anlamı çıkar.

Tabloya göz atalım:

İNGİLİZCE TÜRKÇE
We mustn’t play football in front of the school Okulun önünde futbol oynamamalıyız
We don’t have to play football in front of the school Okulun önünde futbol oynamak zorunda değiliz
We don’t need to play football in front of the school Okulun önünde futbol oynamak zorunda değiliz

Benzer şekilde geçmişte olan zorunluluk dışı olaylarına anlatılmasında yine “Have to” ve “Need” kullanılır.

İNGİLİZCE TÜRKÇE
I didn’t have to go to school when I was five Beş yaşındayken okula gitmeme gerek yoktu
I didn’t need to go to school when I was five Beş yaşındayken okula gitmeme gerek yoktu

Sonuç Çıkartma Açısından Modals Konusu 

Mevcut bir durum hakkında bir sonuç çıkartma durumunda “Must”dan yararlanılır. Fakat bu durum olumlu cümleler için geçerlidir. 

Benzer şekilde doğru olduğu konusunda bir düşünceye sahip olunmuşsa “Would” da kullanılabilir.

Olumsuz cümleler kullanılarak bir sonuç çıkartılacaksa “Can’t” kullanılır. Örnekleri inceleyelim:

İNGİLİZCE TÜRKÇE
She is playing the piano very well. She must be music teacher Çok iyi piyano çalıyor. Müzik öğretmeni olmalı
He is taking a trip around the world at the moment. He must be very rich Şu anda bir dünya turu yapıyor. Çok zengin olmalı
He would be minister of education O milli eğitim bakanı olmalı (Örneğin televizyonda gördük ve öyle olduğunu düşündük)
They don’t even have a car. They can’t be very rich Bir arabaları bile yok. Çok zengin olamazlar

Eğer geçmiş zamana ait bir sonuç çıkartma eylemi yapmak istiyorsak olumlu cümleler için “Must have” ile fiilin üçüncü halini, olumsuz cümleler için “Can’t have” ya da “Couldn’t have” ile yine fiillerin üçüncü halini kullanırız.

İNGİLİZCE TÜRKÇE
They are very upset. They must have lost the match Çok üzgünler. Maçı kaybetmiş olmalılar
His son can’t have done his homework, because his questions are too difficult Onun oğlu ödevini yapmış olamaz. Çünkü soruları çok zor
He could’t have broken the glass. Because he was sleeping Bardağı kırmış olamaz çünkü uyuyordu.

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir